Uğur Çokiçli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uğur Çokiçli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2012

Unspoken Dergi'de mevzu Madonna!


Unspoken Dergi'nin yeni sayısı Kraliçe Madonna’yı sayfalarına taşıyor. Haziran sayısı moda çekimlerinden, dosya konularına kadar Madonna’yı doyasıya yaşayacağınız bir sayı olmuş. Özellikle Oben Budak'ın Madonna'ya yazdığı mektubu mutlaka okumalısınız! Sanırım bu özel sayının önemini en güzel belirten, derginin Yayın Yönetmeni Uğur Çokiçli... Peki Uğur Çokiçli editör yazısında nelerden bahsetmiş, hemen bakalım:


" “Tanrı kadar ünlü olana dek mutlu olmayacağım!” 

Bu söz, bu ay Unspoken’ın temelini oluşturan devrimci, asi, kazanmaya programlı, tabu bilmez, ölümsüz bir ikona ait; Madonna! 7 Haziran İstanbul konseri kesinleştiğinde, zaten aklımda olan tarihsiz bir projenin tarihi de netleşmiş oldu. Unspoken, Madonna’nın ışığında güneşlenmeliydi! Bazı sayfalar, Hollywood hipnozundan geçti, bazı sayfalar, eski bir otel odasından…  En özeliyse Oben Budak’ın Madonna’ya Unspoken için yazdığı mektup oldu. “Sevgili Madonna” diye başlayan satırlar, 30 yıllık kariyerin belki de en orijinal özeti, arşivlik cümlelerin sahibi! Cebinde sadece birkaç dolarla geldiği New York’ta, bindiği taksinin şoförüne söylediği “Beni her şeyin merkezine götür!” cümlesiyle başlayan bir kariyerden söz ediyorum. Böylesine bir kadın, ülkemiz topraklarına seneler sonra bir kez daha ayak basmışken onu kimsenin yapmasının mümkün olmadığı gibi biz de görmezden gelemezdik haliyle. Bu ay Unspoken, tahtın değişmeyen sahibi Madonna’yı ağırlıyor sayfalarında. En az onun kadar devrimci, en az onun kadar zamansız olma iddiasıyla…"

Unspoken Dergi'nin yeni sayısını okumak için tıklayın!

24 Ocak 2012

Unspoken Dergi'yi Uğur Çokiçli ile konuştuk


Uğur Çokiçli, şu sıralar ismini çokça duyduğunuz Unspoken Dergi'nin genel yayın yönetmeni. Moda dergiciliğine online yayıncılıkla yepyeni bir soluk getiren derginin mimarı, Gardrop Kedisi'nin sorularına içtenlikle cevap verdi ve ortaya da böyle keyifli bir röportaj çıktı.

Keyifli okumalar!

-Unspoken Dergisi'ni çıkarmaya ilk ne zaman ve nasıl karar verdiniz?

Dergiler ve dergicilik her zaman bir şekilde ve bir yönüyle hayatımın içindeydi zaten. Bu bir tutku. Kendimi başka bir işi yaparken hayal edemiyorum bile.  Unspoken da uzun zamandir aklımda olan bir projeydi. Doğru ekip bir araya gelince ve uzun görüşmelerden sonra Unspoken'ı yayınlamaya karar verdik.
     
-Derginin ismi Unspoken, yani "söylenmemiş, konuşulmamış" demek. Neden "Unspoken" ismini seçtiniz?

Modaya direkt bir bakış olsada, biraz da arka penceresinden bakıyor Unspoken modaya. Modaya dair konuşulmamış bir şeyin kalmaması aslında amaç. Yani, modayı her yönüyle ele alıp, ikon olmuş unsurları yakın markaja almak birazda Unspoken'ın hedefi. Bunun için bu ismi tercih ettim.

-Bence her yeni çıkan dergi hangi alanda çıkıyorsa o alanda bir eksikliği gidermek için var oluyor. Unspoken, moda dergiciliği alanında ne gibi eksiklikleri tamamlayacak ve yenilikler getirecek?

 
İnternet üzerinden ücretsiz okunabilen ve basılı dergi mantığında bu derece kapsamlı bir moda dergisi yok bir kere. En önemli açık buydu ve bunu ilk sayımızla birlikte fazlasıyla doldurduk. İkinci sayımız olan ve şu an yayında olan ocak sayımız da bu başarıyı pekiştirdi. İnternet kullanıcısı ve dergi okuyucusu tarafından bu kadar çabuk kabul görmesi bu açığın olabilecek en iyi şekilde doldurulduğunu gösteriyor zaten.

-Unspoken'ın ücretsiz ve online bir dergi olmasıyla ilgili nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?


Online bir dergi olması ve ücretsiz yayınlanması büyük kitlelere hitap etmemizi sağlıyor.

-İlk sayınız gerek fotoğrafları gerekse içeriği ile dolu dolu ve çok başarılıydı. İkinci sayıyı ise sanki epeydir çıkan bir dergiymiş gibi okumaktan büyük keyif aldım. Bu başarıyı nasıl sağladınız?
  
 Her ay belirli bir konu üzerinden giderek ve bunu gerçekten ilgi çekici bir üslupla ele alarak ve modayı her bir sayfada baz    almayı unutmayarak, modadan hiç bir zaman uzaklaşmayarak başardık diyebilirim. En başta zaten derginin iskeletini sağlam kurduğum için ve herhangi bir eksik olmamasına ekstra özen gösterdiğim için ve istikrarı her zaman korumaya çalıştığım için başarıya ulaşmam daha kolay oldu. Bunun yanı sıra piyasada var olan yerli yabancı bütün dergileri çok yakından takip etmemim de inanılmaz faydasını gördüm diyebilirim.

-Derginin her sayısı belli bir konu üzerine yoğunlaşıyor. Önümüzdeki sayılar da bu şekilde mi çıkacak yoksa farklılıklar düşünüyor musunuz?

Her ay belirli bir konu üzerinden yola çıkıp Unspoken'ı böyle şekillendirmeyi planlıyorum. Bunun online bir dergi için daha doğru bir bütünlük sağladığını düşünüyorum. Bu sayede çok ilginç konulara dair fikir edinme şansı oluyor okuyucuların. Ama farklılık olarak şunu söyleyebilirim, ilerleyen sayılarda erkek modası da Unspoken'a dahil olacak.